Bana İnananların Yüzünü Kara Çıkarmayacağım - TMF - Türkiye Motosiklet Federasyonu
Ana Sayfa

Bana İnananların Yüzünü Kara Çıkarmayacağım

 30 Mart 2012, 12:29  

Bana İnananların Yüzünü Kara Çıkarmayacağım

Türkiye'de Süpermoto ve Motokros branşlarında birçok başarıya imza atan Ata Nurcan hedefini yurt dışı olarak çizdi. 2012 yılında genç sporcumuz uluslararası arenada ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışacak.

 

- Her işin başı çalışmaktır, azimdir. Tek başına yetenek bir işe yaramaz
- Başarılı olmak istiyorsanız hedefe adım adım ilerleyeceksiniz
- Motokros yapmam bana büyük avantaj kazandırıyor. Çünkü Motokros, motor sporlarının anasıdır
- Babam olmasaydı ben bugün burada olamazdım
- 10 numara futbolcuydum. Futboldan motosiklete geçerken numaramı da beraberim de getirdim

Ata Nurcan 08.10.1992 doğumlu. Avusturya Viyana Üniversitesi’nde eğitimine devam ediyor. Türkiye’de Motokros ve Süpermoto kategorilerinde birçok şampiyonlukları var. Bu sene İtalya KTM Motoracing takımıyla Dünya Şampiyonası ile birlikte koşulan Avrupa Şampiyonası’nda ve İtalya Uluslararası Süpermoto Şampiyonaları’nda S2 kategorisinde yarışacak. Genç yarışçı hedefini; Kenan Sofuoğlu'ndan sonra motor sporlarında şampiyon olan ikinci Türk olmak olarak belirlemiş.



Doğuştan gelen bir yeteneğiniz mi var, yoksa sırrınız çok çalışmak mı?
Küçüklükten bu yana mekaniğe ilgim çok büyük. Benim asıl tutkum arabalardı. Çünkü babamın zamanında 12 tane klasik arabası vardı. Küçükken babam beni kucağına alır direksiyonu da bana teslim ederdi. Ama babamın o 12 klasik arabası evin önünde durur ve çalışmazdı. Hep araba ve modifiye araba dergileri alırdım. Motosiklete asıl ilgim televizyonda izlediğim motokros yarışlarıyla başladı. O zaman site içinde kullandığım 50’lik LM motosikletim vardı. Yarış hayatım ise 12 yaşında 65 cc KTM ile başladı. Babamdan dolayı doğuştan bir yeteneğimin olması normal ama çalışmadan yeteneklerinizi sergileyemezsiniz. Her işin başı çalışmaktır, azimdir. Tek başına yetenek bir işe yaramaz.

KTM İtalya ile yeni bir sayfa açtın şuana kadar istediklerini yapabildin mi?
Yarışlara başladığım yıldan bu zamana kadar hep doğru hedeflerin peşinden koştum. Bu uzun maratonda adım adım ilerledik. Her yıl kendimize mantıklı hedefler koyup onu yakalamaya çalıştık. Mesela motokrosta kariyerimin ikinci yılı sonunda ben dünya şampiyonu olacağım diye hedef seçmedik. Eğer başarılı olmak istiyorsanız hedefe adım adım ilerleyeceksiniz. Avrupa Süpermoto’da sezonu podyumda tamamladım. Kendime koyduğum hedefleri tek tek başardım. Ve şuan istediğim yerdeyim. Ama daha işim bitmedi, daha kazanacak çok yarış var. Şimdiki hedefim de Dünya Süpermoto Şampiyonası S2’de ilk on ve sezon sonunda da ilk beş içerisinde yer almak. Seneye de ilk üçe oynamak istiyorum.

Motokros ve Süpermoto yarışlarında oldukça başarılısın. Pisti hiç aklından geçirmedin mi?
Türkiye’de ilgi pist yarışlarında ama diğer branşlara da aslında ilgi var. Ama ben yarışmaya başlarken pistte yarışmak aklıma gelmedi. Bir 600’lük motosiklet alayımda yarışayım diye düşünmedim. Sadece geçen sene İstanbul Park’ta bir deneme yaptım. Aslında bana çok kolay geldi pistte yarışmak. Kolay geldi derken en iyi zamanı yaptım anlamında demiyorum. Bir işe başlarken genelde insan zorlanır, bu yönde bana çok kolay geldi. Motokros yapmam bana büyük avantaj kazandırıyor. Çünkü motokros, motor sporlarının anasıdır. Motokrosta yarışanlar diğer branşlara çabuk adapte olur. Ama bu diğer sınıflardaki yarışçılar için çok zor bir durum. Bir pist yarışçısı kolay kolay motokros yapamaz ve çok acemilik çeker. Benim için yarışmak bir tutkudur. Pist yarışlarına katılmam diye bir şey yok. Zaman ne gösterir bilemeyiz. Ama benim ana branşım süpermoto ve ona da yardımcı olması için de ikinci branşım motokros.

Senin branşında yetenek mi ön planda yoksa motosiklet mi?
Geçen sene Avrupa Süpermoto Şampiyonası’nda standart bir motorla yarıştım. O motorla ancak üçüncülüğü zorluyordum. Motora sadece debriyaj ve egzoz taktık ve öndekiyle aramda bir turda 2 saniye gibi bir fark kazandım. Bu gibi yarış aksesuarlarını arttırabilirsiniz. Bu sizin elinizde ve malzeme olarak geniş bir yelpaze var. Supermoto’da bu tarz değişiklikler size büyük artı getiriyor. Standart motorla yüzde yüz performans vermek çok zor ve hiçbir yarışçının da vereceğini zannetmiyorum. Özellikle de bu sene yarışacağım şampiyonada. Tabi pilotaj kısmı da çok önemli yüzde 60-70 gibi iş yarışçıda biter ama geriye kalan yüzde 30’luk kısım çok büyük. En etkileyici faktör de burası. Ama motokrosta durum biraz daha farklı. Dünya şampiyonu Antonio Cairoli’ye standart 450 motor verin, iyi bir dereceyle parkuru döner. Arada sadece birkaç saniyelik fark olur. Motokros tamamen pilotaja bağlı, motorlar da önemli ama teknik ve beceri çok daha önemli.

Başarılı bir sporcusun. Yarışlara yaptığınız hazırlıkları kısaca özetleyebilir misin?
Bizim yaptığımız spor dalında eğer başarılı olmak istiyorsanız öncelikle kış aylarını iyi değerlendirip sezona iyi hazırlanmalısınız. Ben genelde salonda kondisyona yönelik çalışmalara ağırlık verip, fizik gücümü arttırma çalışmaları yaparım. Buna ilaveten koşu, bisiklet ve kürek te olumlu yönde katkı yapar kondisyonunuza. Periyodik olarak bu tarz antrenmanları değiştiriyoruz ve çok tekrarlı antrenmanlarla da vücudumuzu zorlu yarış maratonuna hazırlıyoruz.





Diyet yapar mısın?
Yarış haftası ve özellikle günü mutlaka diyet yaparım. Çok fazla yağlı yememek kaydıyla protein, karbonhidrat, enerji veren yiyecekleri tüketmeye dikkat ederim. Yarış esnasında bize enerji verecek ve rahatsız etmeyecek besinleri tercih ederim.

Yurtdışındaki organizasyonlar ve motor sporlarıyla kıyasladığınızda biz neredeyiz?
Organizasyon olayını kafamızda fazla büyütmemek lazım. Yurtdışındaki herhangi bir yarışla bizim buradaki yarışların arasında organizasyon olarak hiçbir fark yok. Bu iş sistem işi. Geçen senelerde bizde aksaklıklar oluyordu ama bu son dönemde her şey mükemmel gidiyor. Federasyonun bu işe bakış açısı gayet iyi. Mesela biz cuma günü parkura geldiğimiz zaman bütün hazırlıklar bitmiş ve yarışlar için ortamı hazır buluyoruz. Hakemler nerdeyse sıfır hatayla yarışları yönetiyor ve asıl olan da programa sadık kalınıyor. Buradaki iyi organizasyonlar daha fazla insanı yarışlara çekiyor. Bu da sporcu sayısının artmasına yardımcı oluyor.

En sevdiğin pist neresi?
Bulgaristan’daki Plevne pistini çok seviyorum. Süpermotonun belli bir kısmı toprak ve rampalardan oluşur. Plevne’deki atlama yerlerinin asfalt olması sanki evde yarışıyormuşum hissi veriyor bana. Evin içinde salondan, oturma odasına gidiyormuşum gibi rahat ve güvenli geliyor.

Türkiye’de birçok şampiyonluğun var. Sponsorluk açısından sana olan ilgi nasıl?
Sponsorluk konusu ciddi yönde sıkıntı çektiğimiz bir durum. Mesela bir ara Şakir abi (Şenkalaycı) bütün kategorilerde sürekli derece yapıyordu ve başarı çizgisi çok yükseklerdeydi. Ama bu kadar başarılı bir isme kimse sponsor olmadı. Biz sadece aldığımız kupalarla kalıyoruz. Ama arada tek tük sponsor buluyoruz. Türkiye’de motosiklet sporuna çok fazla ilgi olmaması sponsorları buraya çekmemizi engelliyor. Bölgesel olarak yarışları büyük bir kalabalık izliyor ama o tutku orada kalıyor. Bir adım öne hiç geçmiyor.

Motosiklet sporuna ailenin büyük desteğiyle başladın. Babanın senin yarış hayatındaki yeri nedir?
Benim en büyük sponsorum babam. Yarış hayatımda etkisi çok büyük ve eğer ben bugün buradaysam onun sayesinde. Başarılı olmamın mimarı kendisidir. Babam olmasaydı ben bugün burada olamazdım. Sponsorluk, mekanik konular olsun, maddi ve manevi her şeyimi babam sağladı. Babam hem patron, hem aşçı, hem mekaniker, hem anne, hem baba kısaca benim her şeyim. Hakkını asla ödeyemem. Pırlanta gibi bir yüreği vardır ve iyi ki böyle bir babaya sahibim.

Yarışlarda 10 numarayı kullanıyorsun. Sende özel bir yeri var mı?
Ben yarışlara başlamadan önce futbol oynuyordum. Bahçeköy ve Sarıyer’de forvet oyuncusuydum. İki ayağımı da iyi kullanıyordum hatta yıldız takımına geçiş yaptığım dönem Beşiktaş’a gitme durumum bile vardı. Ama ben futbola Bahçeköy’de devam ettim. Bu arada hayatıma motosiklet de girmişti ve artık yarışlarda boy gösteriyordum. Sonunda bir tercih yapma durumunda kaldım. Bir spor branşında profesyonelce devam etmem gerekiyordu ben de motosikleti tercih ettim. Futbolu bırakırken, forma numaram 10 olduğu için burada da bu numarayı aldım. Tabi numara seçme konusunda yine babam devreye girdi ve Şakir abiyle birlikte bana 10 numarayı seçtiler. Kısaca numaramı çok seviyorum.

Türkiye’de motokrosta alttan gelen genç yarışçılar artık seni de örnek alıyor. Peki senin örnek aldığın isim kim?
Benim davranış ve yarış hayatı bazında örnek aldığım kişiler var. Bunun en başında Kenan Sofuoğlu geliyor. Ama motamot bir idolüm yok. İlla şu sporcu gibi olmalıyım diye bir derdim yok. Rossi olsun, Stoner olsun, James Stewart olsun bu sporla bir yerlere gelen insanları beğeniyorum. Mesela James Stewart sıfırdan gelen bir yarışçı. Babası ona ne verdiyse Stewart karşılığını kat be kat geri vermiş. Bu sporu ciddiye alan, emek veren ve fedakârlık yaparak başarılı olan insanları hep kendime örnek alırım.

Bu sene yarışacağın Şampiyonalar hakkındaki düşüncelerini alabilir miyiz?
Bu seneki önemli hedeflerimden biri İtalya Uluslararası Süpermoto Şampiyonası’nda ilk üçe girmek ve Dünya Şampiyonası S2’de de ilk beşi zorlamak. Takımla ilk testleri yaptık. Motor gayet başarılı ve bugüne kadar bu kadar iyi motora binmemiştim. Takımın motorun üstünde yaptığı ayarlar iyiydi. A’dan Z’ye her şey mükemmeldi. Süspansiyon konusunda ufak bir sıkıntım oldu onu da hemen en yetkili mekanikerle düzelttiler. Şampiyonada kullanılacak lastiklerle ilk defa yarışacağım. Şimdi bu lastiklere alışmalı ve kendimde biraz değişiklik yapmalıyım ki başarılı olayım.

Takımın KTM MTR’den biraz bahseder misin?
Takımım gayet iyi ve bir aile gibiyiz. Menajerimiz ve baş mekanikerimiz Franco Mollo bana çok yardımcı oluyor. Takım patronu olmasına rağmen bütün işi tek başına yapıyor. Motorlarımızı yarışa kendisi hazırlıyor. Franco’nun eşi Anna’da bize yemek ve diğer ihtiyaçlarımızı gidermemiz konusunda yardımcı oluyor. KTM MTR Takımı adına bu sene 4 kişi yarışacağız. Dünya Süpermoto şampiyonu Fransız Thierry Van Den Bosch takım arkadaşım. Kendisi çok iyi bir yarışçı. Diğer takım arkadaşlarım ise Hollandalı Devon Vermeulen ve İtalyan Mattia Martella. Takım iyi yarışçılardan kuruldu ve hepsi iyi insanlar. Uyum sürecini çabuk atlattım. Başarılı isimlerle takım arkadaşı olmak benim ufkumu da açtı. Mesela Thierry Van Den Bosch Dünya şampiyonu efsane yarışçı bana tecrübelerini anlatıyor. Eksik yanlarımı düzeltmem konusunda bana yardımcı oluyor. Takımdaki bu olumlu hava motivasyonumu olumlu yönde arttırıyor.

Son olarak bir şey eklemek ister misin?
Bu sene bana desteğini esirgemeyen başta babam olmak üzere bütün aileme, özellikle bana maddi ve manevi desteklerinden dolayı ailem gibi gördüğüm federasyonumuza teşekkür ediyorum. Bana destek olan Başkanımızın ve diğer yönetici büyüklerimizin yüzlerini inşallah kara çıkarmayacağım.


Bu haber 3533 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 

Ayın Röportajı

Zengin: 2016'da Avrupa’da 1.’lik Hedefliyorum

Zengin: 2016'da Avrupa’da 1.’lik Hedefliyorum Geçen seneyi Avrupa ve Doğu Avrupa Süpermoto ikinciliğiyle kapatan milli sporcumuz Mücahit Talha Zengin, “Yarışlara...

Ercansungur: 2014 Şampiyonluğu Benim İçin Çok Değerli

Ercansungur: 2014 Şampiyonluğu Benim İçin Çok Değerli Ercansungur: 2014 Şampiyonluğu Benim İçin Çok Değerli
TMF Vanda

BAŞKAN'DAN

 
Önemli Ricamız
1 İnsan 1 Bayrak 1 Ders
Yeniden Seçildik
Dindar Genç, Rol Model, KNN54

Vanda Çocuk Olmak
 
 



 
HAFTANIN VİDEOSU

MXGP OF TURKEY 2018 TANITIM


 

YAZARLAR

Hedefe Odaklanmak

Altyapı: Türkiye Motosiklet Federasyonu