Şampiyonluk Ekip İşi

Şampiyonluk Ekip İşi

‘Motosiklet’ içinde barındırdığı heyecanla herkesin hayallerini süsler. Yarışmak ise hayalin ötesine geçmek gibi bir şey. Hızlı ve soğukkanlılıkla drag yarışlarının başarılı ismi Şevki Sızırlıoğlu, 2012 sezonunu çifte şampiyonlukla kapatarak bütün dikkatleri üzerine çekti. Sızırlıoğlu, 1981 Kayseri doğumlu ve öğrenimini de doğduğu şehirde yaptı. Erken yaşta babasının yanında ticaret hayatına başlayan Sızırlıoğlu, 1998 yılından bu yana drag yarışlarında kupa mücadelesi veriyor. Geçtiğimiz sene ‘Demir Atı’ ile 400 metrede çifte şampiyonluğu kucaklayan Sızırlıoğlu, bu sene pist branşında da boy göstermeye hazırlanıyor.



Yarış hayatınız nasıl başladı?
Motosiklet hayatım öncelikle çok küçük yaşlardayken amcamın arkadaşının yarış motorunun selesinde başladı. Ailemden habersiz aldığım Cagiva 250 cc’lik ilk motosikletimle yarışlarla tanıştım. İlerleyen zamanlarda cc’leri yükselterek küçük yaşta olmamın verdiği avantajlarla beraber 13 yaşında Kayseri'de en küçük yaşta Kawasaki 600 cc’ye binen bir maskottum. Daha sonra, ben motorumla trafikte gezerken babamla bir trafik ışığında karşılaştık ve hayatımda motosiklete dair birçok şey şekillenmiş oldu. Ailemin ve sevenlerimin tüm olumsuz ısrarlarına rağmen motosikletime olan aşkımdan asla ödün vermedim. 1998 yılında Kayseri Fuar yolunda ilk kez Moto Drag Yarışları düzenlendiğinde hayalini kurduğum yarışlara yeni aldığım Suzuki Srad 750 marka motorumla katılıp, Bahattin Sofuoğlu’yla yarıştım. O zevki ve hazzı yaşadıktan sonra trafikte motor kullanmayı bırakıp, profesyonel bir yarışçı olma hayallerini kurmaya başladım ve bugünlere kadar geldim.

Drag sınıfının en hızlı yarışçısısınız. Hız sizin için ne ifade ediyor?
2012 yılının en hızlı pilotu olduğumu söylemişsiniz. Öncelikle estağfurullah diyerek, iyi bir zamanı ve dereceyi yakalamanın birçok etkenleri olduğunu söylemek istiyorum. Birkaçından bahsetmek gerekirse; birincisi, tecrübe her şeyin başında gelir. Motosikletin tepkisini anlamak ve ona cevap verip, hakim olabilmek uzun yıllar boyunca bu işi layıkıyla yapmış olmak gerekir. İkinci etken; yarış ekibinizin ve sizi destekleyen insanların bir ekip halinde aynı ruhu taşıyıp, başarısız dereceler yaptığınızda bile sizin arkanızda durması ve ruh halinizi anlamaları da çok önemli tabii.



2012 yılını çifte şampiyonlukla kapatmak nasıl bir duyguydu?
Bir yarış sezonunu çifte şampiyonlukla kapatmak tabiki bütün sporcuların hayali ve isteğidir. Biz çoğu zaman antrenman yapma olanağımız olmadığı için pistte yaptığımız antrenmanlarla bu başarılara nail olduk ve hem takım arkadaşlarım hem de ben aldığımız başarıdan ötürü kendimizle gurur duyuyoruz. Kayseri’de bizimle gurur duyuyor.



Hangi faktör size çifte şampiyonluğu kazandırdı? İnanç, şans?
Hem inanç hem de şansın ve bunun yanı sıra yıllar boyunca yapmış olduğum bütün sporlarda işimi ciddiye almam, rakiplerimi asla küçümsememem ve bulunduğum ortama iyi bir şekilde odaklanmam ile motorumun da iyi olması gibi daha birçok sebeplerin etkili olduğunu düşünüyorum. Drag yarışlarında en büyük avantajınız reflekslerinizin iyi çalışması ve dikkat dağınıklığının olmamasıdır.

Senin branşında yetenek mi ön planda yoksa motosiklet mi?
Benim branşımda tabiki en önemli şey yeteneğinizin olmasıdır. İyi bir yarışçı olabilmeniz için iyi bir motosiklet kullanıcısı olmanız gerekir. Yoksa parası olan herkes iyi kötü Türkiye standartlarında bir motosiklet yaptırıp, gelip bizim ulaştığımız başarıya ulaşabilir. Motosikletin de çok büyük rolü vardır fakat motosikletinizin iyi olduğu gün siz kötü olabilirsiniz, sizin iyi olduğunuz gün motosikletiniz kötü olabilir. Biraz da şansa bağlı bu işler. Yoksa rakiplerimin motosikletleriyle benim motorumun arasında aman aman bir güç farkı yok. Ama pilotajın önemi de burada ortaya çıkıyor. O gücü düzgün kullanabilmek başarıya giden en büyük anahtardır.


Drag yarışlarını artık gece yapıyorsunuz, gece ile gündüz arasında fark var mı?

1999 yılından beri profesyonel Drag yarışçısı olarak başladığım yarış hayatımda gündüz yapılan yarışlarda birçok sıkıntı ve sorunlarla karşılaştık. Kullandığımız motosikletler yüksek modifikasyon ve atmosferik motorlar olduğu için hava sıcaklığı motorlarımıza ve bizlere güç kaybettiriyor. Geçtiğimiz sezon Türkiye’de ilk defa yapılan gece yarışlarında motosikletim ile çok keyifli anlar yaşadım. En önemlisi motorum ve ben hararet yapmadık. Bu da bize üstün performans, daha rahat aerodinamizm ve motivasyon sağladı. Bildiğiniz gibi bütün yarışlarda pilotun rahatlığı psikolojisine ve motivasyonuna etki eder. Bu yüzden gece yarışlarının daha verimli olduğuna inanıyorum.

Motor sporları sempozyumu düzenlediniz Dünya Şampiyonu Kenan Sofuoğlu da sizinleydi ilgi nasıldı?
Geçtiğimiz sene İç Anadolu'da ve Kayseri'de hatta Türkiye'de büyük yankı bulan bir organizasyona imza attık. Türkiye'de ilk defa bir devlet üniversitesinde (Kayseri Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi Spor ve Yüksek Okulu) bilindiği gibi Motor Sporları resmi şekilde ders halinde işlenmektedir. Bununla da kalmayıp Dünya Şampiyonumuz Kenan Sofuoğlu ile Federasyon Başkanımız Sayın Bekir Yunus Uçar Bey ve çok değerli ekibinin katıldığı Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlediğimiz 2.000 öğrencinin katıldığı sempozyum büyük ilgi gördü.



Kayseri Erciyes Motor Sporları Kulübü, Erciyes Üniversitesi BESYO ile ortak olarak kurulan bir kulüp üniversiteli öğrencilerin bu spora yaklaşımı nasıl?
2011-2012 öğretim yılında üniversitemizde ilk öğrencilerimize motor sporları dersini vermeye başladık. Çok zevkli ve eğlenceli bir dönem kapattık. Eğitim motorlarımızın olmaması sebebiyle ileri sürüş ve uygulama eğitimlerini çok fazla veremedik ama kendi cebimden ayırdığım bütçeyle kiraladığım motosikletlerle öğrencilerimi bu zevkten mahrum bırakmadım. Bu süreçte ilk etapta Spor Yöneticiliği Bölümü Başkanı ve Kulüp Başkanımız Yrd. Doç. Dr. Abdüsselam Köse’nin katkılarıyla 29 öğrenci seçmeli ders olarak bu dersi aldı. Bu dönem ise okulun bütün bölümlerine öğrencilerden gelen yoğun talep üzerine motor sporları dersine olan ilgi patlama noktasına geldi. Federasyonumuz bu dönem bize sözü verilen eğitim motorlarımızı gönderdiği takdirde Kayseri, motor sporları eğitiminde her zaman olduğu gibi hem Türkiye’de hem de yurt dışında büyük ses getirecek organizasyonlara hem ev sahipliği yapacak hem de birçok yeni sporcuyla katılacaktır.

Kayseri ekonomik yönden güçlü bir şehir. Yeteri kadar destek görüyor musun?

Kayseri ekonomik olarak güçlü bir şehir olabilir ancak bütün sporcuların yaşadığı sponsor bulamama sıkıntısı Kayseri'de maalesef daha fazla. Bunun nedeni Kayseri ekstrem sporlara yabancı olmasının yanı sıra huzur ve refah şehri olarak bilindiğinden ötürü bu spor fazla bilinmemektedir. Gelişmemesinin sebebi de aile baskısı, mahalle baskısı, geçmişten günümüze gelen motosikletin bilinçsizce kullanan insanların halen günümüzde kötü ünüyle anılması Kayseri'de bu sporu baltalayan en büyük unsurlardan birisidir. Ama kulübümüz kurulduğu yıllardan itibaren hedefimiz şehrimizin ileri gelen akademisyen, iş dünyası ve sporcular bu spora gönül veren motosiklet kullanıcılarını aramıza alıp, motora karşı anti sempatinin kalkması için mücadelelerimize devam edeceğiz ve yaptığımız icatlarımızla bu konuda büyük yol kat ettik. Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Kayseri Sanayi Odası Başkanımız Sayın Hacı Boydak Bey dahil olmak üzere şehrimizin ileri gelen büyükleri de bizlere katılmaya devam ediyor.



Kayseri’de pist yok. Antrenman yapacak yer bulabiliyor musunuz?
Trafiğe kapalı yollarda antrenman yapma şansı bazen buluyoruz; bazen de bulamıyoruz. Yukarıda bahsettiğim unsurlar da göz önünde bulundurulursa eğer trafik polislerinden kaçarak kendi çapımızda antrenmanlar yaptığımızı zannediyoruz. Baskıların bol olduğu bir ortamda insan ne kadar sağlıklı antrenman yapabilir, bu da tartışılır gerçi ama nihayetinde ortada bir başarı var.

Gelecek sezonla ilgi planlarınız nelerdir?
Gelecek sezon drag yarışlarındaki başarımı da arkama alarak yıllardır hayalini kurduğum pist yarışlarında kendimi ispatlamak istiyorum. Bunun için şimdiden hazırlıklara başladım ve Allah’ın izniyle de değerli eşim Duygu hanımın da desteğiyle pist yarışlarında da kendimi başarılı bir yerlerde görmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Yaptığınız spor hızla ilişkili. Hayatınız da bu kadar hızlı akıyor mu?

Hızı ve adrenalini çocukluğumdan beri hiç azaltmadan yaşayan bir insanım. Bunun yanına bir de hiper aktivite hastalığım da eklenirse nasıl bir hayatımın olduğunu az çok sizler de tahmin edebilirsiniz zaten. Bazen etrafımdaki ve yakın çevremdeki insanlara ıstırap olsam da ne yapalım, bizim de yaşantımız bu şeklide, insanlar benimle bu halimle yaşamaya alıştılar.

Şehir içinde otomobil mi, motosiklet mi kullanırsınız?
Geçen yıla kadar şehir içinde motosikletimle hem iş hayatımı, hem de egolarımı tatmin ediyordum. Ancak, insan hızın doruklarına ve sınırlarının ötesine geçince trafikte gaz açmak pek keyifli gelmediği gibi ıstırap haline dönüşebiliyor. Genelde motoruma bindiğimde şehir içi trafikte değil şehirlerarası yollara çıkıyorum.


Bu sayfa 1452 kez okundu